25 Şubat 2009 Çarşamba

Bakalım neler demişler!


Haftanın spor programlarındaki incilerde bir numarada Gökmen Özdenak var. Maçı Ali Sami Yen'de izleyen Özdenak Galatasaray'ın 5-2 yenildiği maçın ardından mafya babalarını andıran kıtafetiyle stüdyoya geldi. Başladı Skibbe'yi eleştirmeye ve ağzından şu cümle çıktı: “Ben, Skibbe’yi kendi apartmanıma kapıcı yapmam”.

Rıdvan Dilmen,NTV'de % 100 Futbol’da Fenerbahçe’nin durumu için “Ben sakal bırakıyorum. Sakallarım beyazladı. Fenerbahçe hep aynı” Kadıköy'ün zemini için ise ''Fenerbahçe stadının zemini çok kötü, keçi yürüse menisküs olur''. Dilmen, Galatasaray’ın durumu için de açık ve net konuştu: “Sokağa çıkamayacak kadar beşlik olmuşsun.”

Gecenin diğer bir incisi Maraton'da Erman Hoca'dan geldi. Toroğlu Fenerbahçe'nin Ankara'da mağlubiyeti için ''Gençlerbirliği, Fenerbahçe’nin böbreğini, dalağını götürdü'' dedi.

6 Pas'da Melih Gümüşbıçak ise bir spiker olmasına rağmen ''Maç sonu görüntülerini izleyip hemen konuya bodoslama dalalım'' demesi de ayrı bir konu....

Bu arada yetişemediklerim denk gelemediklerimde cabası...

Bülent Korkmaz Galatasaray'ı antipatik yapar!


Galatasaray efsanevi bir kaptanını takımın başına getirdi. Doğru mu yoksa yanlış mı yaptı şimdiden tartışılmaya başlandı her ağızadan bir ses çıkıyor herkes bir şeyler söylüyor. Bülent'in sarı kırmızı aşkından şüphem yok ancak kulübün sembolü haline gelmiş eski ve başarılı futbolcuların 4 büyüklerin başında göreve getirilmesi, Türkiye’de iyi sonuç veren bir uygulama değildir. Şöyle bir hafızamızı zorladığımızda F.Bahçe’de Rıdvan olmadı... Oğuz olmadı... Beşiktaş’ta Rıza tutmadı, Ertuğrul tutmadı. Bu iki kulübün ‘Kendi içinden’ teknik adam yaratma çabaları hep hüsranla bitti. Kendi isteği ile giden olmadı, hepsi gönderildi. He şimdi belki Fatih Terim Galatasaray'da başarılı olmadı mı diye soranlarınız olacaktır ancak onun futbolu bıraktıktan kaç yıl sonra Galatasaray'a geldiğini hatırlatmak isterim sizlere. Bunun haricinde eğri oturup doğru konuşalım... B.Korkmaz, hangi usta ve yetkin hoca ile çalışıp kariyerini geliştirmiştir ?

Şimdi Bülent için perşembe ilk büyük sınav var. 2009'a çok kötü başlayan sarı kırmızılı takım Bülent Korkmaz ile tur kapısını aralarsa büyük kaptan tek maçta tüm camianın kahramanı olacak, Galatasaray'a yeni hava katacak, Skibbe'nin ismi 3 gün içinde unutulmuş olacak. Ama ya tersi bir skorla Galatasaray elenirse bu sefer çözüm ne olacak? Sıra futbolculara mı gelecek yoksa Polat yönetimine mi...
Bu arada son bir iki cümle başlık ile ilgili Bülent Korkmaz futbolculuğu döneminde yırtıcı savaşan futbolu ile Galatasaraylılar tarafından cok sevilen bir oyuncu idi. Ancak diğer takımı tutan futbolseverler içinse sürekli hakemlerle oynayan, saha içinde konuşan sürekli kart gören bir oyuncu olarak görülüyordu. Yani Bülent futbolculuğu döneminde oyun yapısı itibari ile Beşiktaş Fenerbahçe ve Trabzonsporlu taraftalarca antipatik bulunuyordu. Bülent futbolundaki bu ateşli havasını teknik direktörlüğünde de sürdürürse Galatasaray'ın dış saha maçlarında bu durum devam edeceğe benziyor. Skibbe'nin bebek yüzlü sakin görünüşünün ardından Bülent biraz antipatik geleceğe benziyor. Yanılıp yanılmadığımı zaman gösterecek.

22 Şubat 2009 Pazar

Simsiyah kaderimin Bembeyaz umudusun!


Sen benim her gece efkarım,
Gözümdeki yaşım
Sigara dumanım,
Sen benim damardaki kanım,
Anlımdaki yazım Şanlı Beşiktaşım..
Kalbimin en orta yerinde
Büyük bir yangın var alevler içinde,
Beşiktaş sana yemin olsun
Bitmeyecek sevdan Mezarımda bile.
Beni benden alır Siyah Beyaz renklerin
Sen benim kalp atışımsın.
Sen bana babamdan kalan miras değil,
Oğluma olan borcumsun.
Her maçına gittiğimde
O formayı gördüğümde,
Hayallerim umudumsun.
Cebimdeki son bilet param,
Belki de son sigaram
Sen benim büyük tutkumsun...
Sen benim her gece efkarım,
Gözümdeki yaşım
Sigara dumanım,
Sen benim damardaki kanım,
Anlımdaki yazım
Şanlı Beşiktaşım.
Kalbimin en orta yerinde
Büyük bir yangın var alevler içinde,
Beşiktaş sana yemin olsun
Bitmeyecek sevdan Mezarımda bile...

Beste: Beşiktaş taraftarı.

Bu müthiş besteyi seslendiren Hakan kardeşime sonsuz teşekkürler...

2 Şubat 2009 Pazartesi

Medyadan gelen bir ses!


Cnn Türk'te ekrana gelen 'Kürşat Başar'la' programının konuğu olan Rıdvan Akar, programda Lig TV yorumcuları hakkında da önemli bir iddiada bulundu. Akar"Lig TV'nin yorumcuları aleni Beşiktaş karşıtıdırlar" diye konuştu.


Akar Beşiktaş'ın maçlarını 10-15 gazeteciden oluşan 'medya kartalları' diye bir grup olarak kapalı tribünden izlediklerini belirtti. Beşiktaş taraftarı olarak her zaman yaşanan bir adaletsizliğin bulunduğunu ifade eden Rıdvan Akar, spor yorumcularında bu paydayı aradığını ancak hiçbirinin söylemlerinde bulamadığına değindi.


Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben size çok basit bir örnek vereyim. Beşiktaş-Fenerbahçe maçı öncesi Fenerbahçe taraftarları 'Biz Beşiktaş maçı sonrası decoderlarımızı iade edeceğiz' diye bir kampanya açtıkları için, Lig TV yorumcuları Fenerbahçe taraftarlarıyla bir röportaj yaptılar. Şansal Bey (Büyüka), Allah selamet versin dedi ki, 'Ben yayın arabasına sizi çağırıyorum, lütfen gelin ombudsmanlık yapın' dedi. Fenerbahçe taraftarı Lig TV'nin arabasına binecek ombudsmanlık yapacak. O maçta bizim bir oyuncumuz atıldı, biz yenildik. Bir tane bile decoder iade eden olmadı, ama Şansal Büyüka verdiği o sözle kaldı. Bugün Beşiktaş taraftarları decoderlarını iade ediyorlar. Çünkü artık onlarda seyredecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Beşiktaş'a haksızlık yapıldığını düşünüyorum, yıllardır süre gelen bir şey bu."


Medya mensubu Akar'ın bu sözleri medyayı Beşiktaş için karşı karşıya gitirecek mi yoksa bu sözler sabun köpüğü misali eriyip gidecek mi bunu ilerleyen günlerde göreceğiz.

1 Şubat 2009 Pazar

Google'dan yabancı dil bilmeyenlere güzel haber


Google'ın bu yeni hizmeti sayesinde Türkçe'den çok sayıda dile ve diğer dillerden Türkçe'ye metin ve internet sitesi çevirisi yapabileceksiniz. Böylece, anlamakta güçlük çektiğiniz herhangi bir yabancı kaynağı, kolayca Türkçe'ye çevirebilecek veya istediğiniz bir cümle ya da kelimenin Türkçe karşılığını öğrenebileceksiniz.

Bu hizmetten yararlanmak için öncelikle http://translate.google.com/ tıklıyorsunuz ve sayfanın ortasındaki "Enter text or a webpage URL" kutusuna tercümesini istediğiniz web sitesinin adresini giriyorsunuz. Dil seçeneklerinden "English > Turkish" ya da "Turkish > English"i seçip "Translate" düğmesine tıklayınca tercümenin yapıldığı yeni sayfa açılıyor.

Sözün özü; Hizmet çok yeni olduğu için tercüme çok başarılı olmasa da, en azından konu hakkında genel bir fikir elde etmeyi sağlıyor. Yabancı dil bilmiyorum yada yeterli düzeyde bilmiyorum diyip yabancı siteleri takip etmek istiyorum diyorsanız Google Translate tam size göre...

30 Ocak 2009 Cuma

Devre arası gelenler gidenler...

Süper Lig’de 5 Ocak’ta başlayan ara transfer dönemiyle birlikte birçok ekip, kadrosunu güçlendirmek için çalışmalarını sürdürdü. Takımlar, bazı futbolcularla yollarını ayırırken, bazılarını da renklerine bağladı. İşte; 2 Şubat’ta sona erecek ara transferde takımalara gelen ve giden futbolcuların listesi...

SİVASSPOR GELENLER: Yannick Kamanan (Tel Aviv), Tevfik (Ankaragücü)GİDENLER: Eyüp Kadri Ataoğlu(Giresunspor),



TRABZONSPOR GELENLER: Faty Papy (Burundi), Göksu Alhas (PAF)GİDENLER: Hasan Üçüncü (Ankaragücü), Ufuk Bayraktar(Ankaragücü), Abdulaziz Solmaz(Ankaraücü), Erdinç Yavuz(Kayseri Erciyes), Adnan Güngör(Hacettepe)



GALATASARAY GELENLER: YokGİDENLER: YokFENERBAHÇEGELENLER: Abdulkadir Kayalı (Ankaragücü), Gökhan Emreciksin (Ankaragücü), Onur Karabak (Sakaryaspor), Furkan Aydın (Sakaryaspor)GİDENLER: Yok



ANKARASPOR GELENLER: Roguy Meye, Ramazan Kahya (Malatyaspor), Caner Ağca (Malatya)GİDENLER: Gökhan Tokgöz(Kayseri Erciyesspor), Eren Aydın (Gençlerbirbilği), Tita (Antalyaspor)



BEŞİKTAŞ GELENLER: Yusuf Şimşek (Bursaspor), Erkan Zengin(Hammarby IF) GİDENLER: Ali Tandoğan (Bursaspor), Ayhan Tuna Üzümcü(Bursaspor), Aydın Karabulut (Belli Değil), Emre Özkan(Eskişehirspor), Batuhan Karadeniz (Eskişehirspor)



KAYSERİSPOR GELENLER: YokGİDENLER: Matias Leonardo Escobar(Club Atletico Rosario Central), Fatih Ceylan(Antalyaspor)



GAZİANTEPSPOR GELENLER: İlhan Özbey (Erciyes), Julio Cesar(Dinamo Bükreş)GİDENLER: Mehmet Polat(Gençlerbirliği), Metin Tuğlu(Adanaspor), Tolgahan Acar(Adanaspor), Mustafa Cevahir(Boluspor),



BURSASPOR GELENLER: Tuna Üzümcü (Beşiktaş), Ali Tandoğan (Beşiktaş), Daniel Rezende(America Futebol Clube), Yong Rok (Kore)GİDENLER: Yusuf Şimşek(Beşiktaş), İsmail Özgür Göktaş(Kasımpaşa)



İSTANBUL BŞB.GELENLER: İskender Alın (Kartalspor), Oğuz Sabankay (Galatasaray)GİDENLER: Uğur Işıkal(Boluspor), İlyas Kahraman(Boluspor), Yiğitcan Erdoğan(Altay), Mutlu İlengöz(Çorumspor)



ESKİŞEHİRSPOR GELENLER: Emre Özkan (Beşiktaş), Batuhan Karadeniz (Beşiktaş), El Saka (G.Birliği), Engin Baytar (G.Birliği)GİDENLER: Ersin Güreler(Diyarbakır), Ömer Yalçın(Diyarbakır), Mustafa Sevgi(Sakarya), Can Cumhur Bozacı(Sakarya), Birol Hikmet(Diyarbakır)



KONYASPOR GELENLER: Branimir Poljac (Stabaek), Serhat Akın (Kocaelispor), Bülent Bölükbaşı (Kocaelispor)GİDENLER: Şener Aşkaroğlu(Denizli), Mustafa Er(Unamployed), ilker Avcıbay(Manisaspor), Uğur Yanıkdemir(Konya Şekerspor), Fatih Egedik(Manisasopr)



DENİZLİSPOR GELENLER: Şener Aşkaroğlu (Konya), Ozan Öztan (Karşıyaka), Zafer Çevik (Kartal), Wescley (Criciuma)GİDENLER: Renny Vega(Unbekannt), İlkey Demir(Konya Şeker) Yusuf Kurtuluş(Giresunspor)



ANKARAGÜCÜ GELENLER: Bora Körk (Sakaryaspor), İsmail Bouzid (ES Troyes AC), Hasan Üçüncü (Trabzon), Abdülaziz Solmaz (Trabzonspor), Ufuk Bayraktar (Diyarbakır)GİDENLER: Sarper Kıskaç(Standart Lüttich U-19), Tolga Doğantez(Manisaspor), Gökhan Emreciksin(Fenerbahçe), Burak Karaduman(Sakaryaspor), Cem Can(Gençlerbirliği), Abdülkadir Kayalı(Fenerbahçe)



GENÇLERBİRLİĞİ GELENLER: Eren (Ankaraspor), Cem Can (Ankaragücü), Mehmet Polat (Gaziantepspor), Hurşit Meriç (Den Haag), Jacgues Momha (Vitoria Guimares), Mile Jedinak (Avusturalya), Bojan Isalioviç (FK Cukaricki)GİDENLER: El Saka(Eskişehir), Nicolas Periç (Unemployed), Engin Baytar (Eskişehirspor)



ANTALYASPOR GELENLER: Tita (Ankaraspor), Fatih Ceylan (Kayserispor)GİDENLER: Piotr Dziewicki(Polonia Warschau),Demircan Dikmen(?), Recep Yıldız(?), Joseph Ngwenya(?), Pavol Straka(?), Ersan Tekkan(?), İdris Hacıfazlıoğlu(Gaziantep BŞB)



HACETTEPE GELENLER: Kulusiç (Sibeniç), Selçuk Şahin (Kartalspor), Patiyo Tambwe (Lokeren), Arda Yavuz (Essen), Serhat Yapıcı (St.Pauli), Ümit Tütünci (Kartalspor), Baykal Yılmaztaş (Güngören)GİDENLER: Ufuk Eş (Güngören BLD)



KOCAELİSPOR GELENLER: Yok GİDENLER: Semavi Özgür(?), Musa Büyük(?), Serhat Akın(Konyaspor), Özgür Bayer(Ankaragücü), Bülent Bölükbaşı(Ankaragücü), Volkan Bekiroğlu(Ankaragücü)

26 Ocak 2009 Pazartesi

Haftanın görünümü: Sivas ve Beşiktaş bayram etti


21 Aralık’ta bir hafta erken tatile giren Ligimiz 1 ayı geçen aradan sonra yeniden start aldı. Programa bakıldığında Sivas-Galatasaray, Fenerbahçe-Trabzonspor gibi sonuçu merakla beklenen maçların olduğu haftada Beşiktaş, Sivasspor ve Ankaraspor haftayı karlı kapattılar.İşte 17. haftada gözümüze çarpanlar.


Sivaspor - Galatasaray: Şüphesiz bu hafta sonucu en çok merak edilen maçlardan biri bu maçtı. Çok eksikle Sivas’a giden Galatasaray buzlu sahada Sivas’tan çıkamadı. Kötü zemin koşullarında iyi futbol bol gol beklemek biraz hayalcilik yapmak olurdu. Maça damgasını vuran pozisyon Ümit Karan’ın ayağını buzlara vurarak küfür etiği gerekçesiyle (Hakem söylüyor, Ümit Karan küfür etmedim diyor) kırmızı kartla oyundan atılmasıydı. İkinci yarıya 10 kişi kalan Galatasaray 1 kişi eksik oynamanın dezavantajıyla kaybetti. Ama ilk yarıda iki takımında pozisyona girememesi dikatimi çekti. Sivas’ın ilk attığı goldeki ofsayttan attığı gol Lincoln’ün sakatlığını bahane ederek Sivas’a gelmemsi Baros’un hemen hemen ayağına top gelmeden oyundan çıkması Yaser’in kurtarıcı olarak sonlarda oyuna girmesi herhalde maçta en çok konulardan birkaçıydı. Sonuçta maçı daha daha çok hak eden Sivas 3 puanı aldı şimdi hafta içi kozlar bu kez kupada İstanbul’da paylaşılacak.

Fenerbahçe-Trabzonspor: Beklide hayatımda 0-0 bitipte zevkle izlediğin ender maçlarından biriydi Pazar gecesinin son maçı adeta adına yakıştı. Trabzonspor yıllar sonra ilk kez Kadıköy’de bu kadar galibiyete yaklaşmıştı. Ama forvet hattının beceriksizliği galibiyetin gelmesini engeldi. Guzia’nin oyundan alınırken ıslıklanması seyircinin sabrının bu oyuncuya karşı taştığının en önemli göstergesiydi.

Beşiktaş-Denizlispor: Şampiyonluktaki rakiplerinin birbirleriyle oynadığı haftada Beşiktaş içeride daha hafif bir ekip olan Denizlispor ile oynuyordu. Herkes Beşiktaş farklı kazanır diye düşünürken Kratochvil çıktı sahneye adeta Beşiktaş’ın kurtarıcısı oldu. Kartal belki tat vermedi ama en azından 3 puanla haftayı kapattı rakipleriyle arayı kapatmaya başladı. Ama ilerleyen haftalar için şu futbolla umut verdi mi? Cevap koskoca bir hayır herhalde…

Ankaraspor- Konyaspor: Açılış maçı ligin flaşh takımlarından Ankaraspor ile 16 maçlık periyotta umduğunu bir türlü bulamayan Konyaspor arasındaydı. Sivas-Galatasaray, Fenerbahçe-Trabzonspor maçları aynı haftaya denk gelince futbolseverler bu maçı tv başında izleme fırsatı bulmuş oldu. Daha 1. dakikada golu bulan Ankaraspor 2-0’ı da yakaladıktan sonra çok rahatladı. 45. dakikada Konya kalecisi Oğuzhan Bahadir kırmızı kartla oyundan atılınca (Jefferson neden maça 11’de başlamaz merak ettim.) film iyice koptu. Hoş Jeferson penaltı kurtararak (oyuna ısınmadan girmesine rağmen) Konya’yı moral versede ikinci yarıda bir gol daha atan Ankaraspor 3 golle 3 puanı kaptı. Maçta sahada hiçbir varlık gösteremeyen doğru düzgün pozisyona dahi giremeyen Konya için tehlike çanları çalıyor. Böyle giderse lig sonuna kadar düşme korkusunu hissedecek gibi gözüküyorlar. Ligi ilk 6’da hangi sırada bitirirse başarı gözükecek Ankarasor için ise önümüzdeki haftaki Trabzon maçı büyük önem taşıyor.

Eskişehir- Gaziantep:.İlk önce devrenin sonunda Deumi’nin golü ile önce gecen Antep ikinci yarıda Batuhan’ın golüne engel olamadı. Özellikle büyük takımlara karşı iyi mücadele eden iki takımın mücadelesinde punalar paylaşıldı. Eskişehir ilk yarının uzatmalarının fazla oynatıldığını ve gol yediklerini belirterek hakeme yoğun tepki gösterdi. Beşiktaş’tan devre arası Es-Es’e Rıza hocanın takımına pişmeye gönderilen Batuhan’ın gol atmasına sevindim. Ama maç sonu Lig’tv ye verdiği röportajda yine yaşından büyük konuşması suratımda tebessüm oluşturdu. İçi dışı bir çocuk Batuhan heralde bundan hep ateşli heyecenlı konuşuyor. Çıkan skora diyecek pek bir şey yok. Ligin son haftalarına doğru 2 takımda orta sıraları garantileyip prestij maçları oynayacağa benziyor.

Kayserispor-Gençlerbirliği: Üst sıralara tutunmak için Gençler maçı önemli maçtı Kayserispor adına ama eldeki hesap çarşıya uymadı. Kayserispor yeni stat yapımı nedeniyle Adana’da oynamanın sıkıntısını çekeceğe benziyor. Buda sene sonunda onlara ligde istedikleri sırada olamamalarına neden olacak gibime geliyor. İlk 16 maç sonunda istenilen performansın çok altında kalan Geneçlerbirliği hazırlık maçlarında fırtına gibi esmişti. Bu galibiyetle hazırlık devresini iyi geçirdiklerini istedikleri hedefleri gerçekleştirebileceklerinin sinyallerini verdiler. Bu arada maçın yıldızı James Troisi ikinci yarıda adından çok söz ettireceğe benziyor.

Kocaelispor-Hacettepe: İlk yarıdaki kadrosundan 7 oyuncu gitmiş, yerlerine yeni oyuncular gelmiş, ilk yarıda 2 teknik adam eskitmiş, ikinci yarıya yeni bir teknik adamla başlamış, borç batağında yüzen, futbolcularına alacaklarını ödeyemeyen Kocaelispor için Hacetepe maçı büyük önem taşıyordu. Şüphesiz İzmit’te alınacak kötü bir skor taraftarında umutlarını azaltacak medya tarafından da Kocaeli görülüyorki düşecek tarzı yorumlar fazlasıyla konuşulmaya başlanacaktı. Bu şartlar altında 4-0 gibi farklı bir skorla kazanan Körfez temsilcisi dipteki rakiplerinden birini altına almanın sevincini yaşadı ileriki haftalara kendisi için umut kattı. Şimdi Hacettepe’yi zorlu bir Bursa deplasmanı bekliyor. Kocaeli karşısında pek bir varlık gösteremeyen Ankara temsilcisi için zor haftalar kapıda.

Ankaragücü – Antalyaspor : Antalyaspor’a Şifo geldi işler değişti demek kesinlikle yanlış olmaz. Bu kez de Ankaragücü deplasmanındaydılar ve kazandılar. Şifo ile 9 lig maçında 3 galibiyet 5 beraberlik ile 14 puan topladılar. İçeride en kötü maçında bile 10 bin kişiye oynayan Ankaragücü sorunlarını bir türlü çözemiyor. Ankaragücü 16 haftalık peryotta 8 iç saha maçında hiç kazanamamış sadece 3 beraberlik 5 mağlubiyet almış. Bu gidişle toparlamazlarsa işleri çok zor.

Bursaspor-İstanbul Belediye: Bir takım hoca değişikliği yaptığı zaman ilk maçında genelde kazanır. Bursa’da Ertuğrul hoca ile futbolun genelde tutan bu kuralını bozmadı. 2-0 ile kazandı. Belediye için kimsenin bir korkusu yok gibi gözüküyor sonuçta herkes öyle böyle bir yerlerde puan çıkarırlar ligi orta sıralarda tamamlarlar havası ağır basıyor. Bunu ilerleyen haftalarda da göreceğiz gibi.

23 Ocak 2009 Cuma

Krize yarışma programları umut oldu


Kriz, artan işsizlik insanları yeni bir iş bulmanın yanında yarışma programlarına katılmaya sevketti. Rakamlar oldukça yüksek çünkü Türkiye’de şu anda 2.5 milyon kişi, yarışma programlarına katılabilmek için kuyrukta bekliyor
Türkiye’de yaklaşık her yüz yetişkinden 15’inin yarışma programlarına, yarışmacı olabilmek için başvurduğu ortaya çıktı. En fazla ilgi çeken yarışma programlarının başında ise “Var Mısın Yok Musun” ile Çarkıfelek geliyor. .Show TV’de Acun Ilıcalı’nın sunduğu “Var Mısın Yok Musun’a 1.4 milyon kişi başvururken, Fox TV’de de Mehmet Ali Erbil’in sunduğu Çarkıfelek’e başvuranların sayısı da 500 bine ulaştı9 ulusal kanalda halen 12 yarışma programı sürerken, 2009 yılında mevcutlara en az 5 yeni yarışma programının daha katılması bekleniyor.
Araştırmada, yarışıp ödül almaya hak kazananların, ödüllerden doğan ÖTV, KDV, plaka vergisi, stopaj vb. her türlü vergileri kendileri karşılamak zorunda olduğuna da dikkat çekilirken, yarışmalarda büyük ödüller dağıtılsa da bazı yarışma programlarında ödüllerin ancak uzun bir süre sonra alınabildiğine dikkat çekildi. Milyonları ekran başına kilitleyen dizilerin bölüm başına maliyeti, 100 ila 300 bin TL arasında değiştiği belirtilen araştırmada, yarışma programlarının ise dizilerin 4’te biri maliyetlerle yapıldığı ifade edildi. Buna göre, yarışmaların ödüller hariç bölüm başına maliyetlerinin 20 ile 60 bin TL arasında olduğunu ifade edilen araştırmada, yerli diziler, haberler, müzik-eğlence programları ve yerli sinemalardan sonra en çok reklam alan programların da yarışmalar olduğu kaydedildi.

20 Ocak 2009 Salı

Cisse mi yoksa Seric mi gidiyor?


Mustafa Denizli basın mensuplarının sorusu üzerine orta sahaya bir yabancı oyuncu alacaklarını söylemiş. Ne zaman diye soran muhabirlere belki yarın belki yarından da yakın diye cevap vermiş. Şimdi herkes siyah beyazlılarda hangi yabancı gidecek diye tahminler yapıyor. Aslında 2 aday var sadece Cisse veya Seriç! Acaba Cisse'nin bir talibi mi çıktı yoksa Seriç'e bir takım mı bulundu diye düşündüm bu açıklamayı gördükten sonra. Sonra aklıma şu geldi bana kalırsa Kocaelispor'dan Semavi alınacak Seriç bu takıma postalanacak hemde Seric'in parası Beşiktaş'tan çıkacak şekilde bakalım tutturacak mıyım?

Büyü ters mi tepti Akşam'ın sayfaları fazla mı boş kaldı!


Günün en ilginç haberi yine Akşam'dan gülsek mi ağlasak mı diyesi geliyor okuyanın yada inansak mı inanmasak mı diyesi desek daha doğru bence! Haber Galatasaraylı Nonda ile ilgili. Nonda'nın mutsuz olduğu günlerden bir gün. Çıkar yöneticilerin yanına. 'Ben formsuzum, gol atamıyorum, üzerimde karabulutlar dolaşıyor, kendime bir baktırmam lazım' der... Başkan Adnan Polat, Haldun Üstünel, Adnan Sezgin, Murat Yalçındağ 'Sanki adam otomobil de servis zamanı geldi' diye düşünüp 'Neyine baktıracaksın ki?' derler... Nonda 'Benim ülkemde çok iyi bir büyücü var... Her derde çare, gidip bir görünmem lazım belki o zaman gol atar kendime gelirim' diye karşılık verir.. Herkes şaşkındır... Birbirlerini dürterler... Gönlü olsun diye 'Bak Nondacığım maç programı çok yoğun, eğer istersen o büyücüyü kiralayıp buraya getirelim' diye çözüm önerirler... Nonda yaramaz çocuklar gibi, ayağını yerlere vurur 'İlla gitmem lazım.. O öyle bir büyücü ki buralarda konsantre olamaz' diye diretir... Ve Nonda ülkesine gider, kendini büyücüye okutup, üfletip döner. Sonuç; hala yedek kulübesinde, hala gol kısırlığı çekiyor. Büyü yoksa ters mi tepti ne dersiniz? Yoksa böyle bir şey yokta Akşam'ın sayfaları mı fazla geldi karar sizin...

City Kaka'yı alamadı, Bellamy ile idare edecek

AC Milan'dan Kaka'ya götürdüğü, ancak ret yanıtı aldığı rekor transfer teklifi ile gündemden düşmeyen Manchester City, West Ham United FC'nin forvet oyuncusu Craig Bellamy'i renklerine bağladı.
Manchester City Teknik Direktörü Mark Hughes, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, eski takımı Blackburn Rovers'tan tanıdığı Craig ile yeniden birlikte olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, “İhtiyaç duyduğumuz kalitedeki bir futbolcu olan Craig'in tekniği iyi, antrenmana da oldukça hevesli. Takıma büyük katkı sağlayacak” dedi.
Dün sağlık kontrolünden geçen 29 yaşındaki futbolcu, 1996 yılında başladığı futbol kariyerine, Norwich City, Coventry City, Newcastle United, Celtic (kiralık), Blackburn Rovers ve Liverpool'u da sığdırdı.

FİFA 2008''in en iyi 11'i


FIFA'nın internet oylaması sonuçlarına göre 2008'in en iyi onbiri seçilmiş liste yukarıda eksikleri ile fazlasıyla... Listede Torres, Ibrahimoviç veya David Villa nerde diye sormadan edemedim ama sonuçta tabiki 11 kişilik bir liste keşke yedekleride olsaydı. Dileğimiz ise bir gün bu listede Türk oyuncularmızı görmek olsun diyelim son söz olarak...Bu arada merak edenlere FIFA tarafından ''Yılın Futbolcusu'' seçilen, Manchester United'ın Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo, ankette en çok oyu alırken, ikinci sırada Barcelona'nın Arjantinli forveti Lionel Messi, üçüncü sırada da Real Madrid'in kalecisi Iker Casillas yer almış.

19 Ocak 2009 Pazartesi

Kupa eşleşmeleri ve ilginç raslantılar

Fortis Türkiye Kupası'nda çeyrek final maçları 28 Ocak - 4 Şubat tarihlerinde çift maç eleminasyon sistemine göre oynanacak. Eşleşmeler aşağıdaki gibi ancak eşleşmelere bakıldığında bazı ilginçlikler gözden kaçmıyor. Çünkü aynı maçları izlemekten biraz canımız sıkılacak gibi gözüküyor.

Fenerbahçe - Bursaspor: Bu eşleşmenin özelliği 2 takımın bundan 12 gün önce aynı grupta karşı karşıya gelmiş olmaları. 28 Ocak ve 4 Şubat'ta 2 kere daha karşılaşacakları düşünüldüğünde Bursaspor ile Fenerbahçe 27 gunde 3 kere karşı karşıya gelmiş olacaklar.

Galatasaray - Sivasspor : Galatasaray ile Sivas önümüzdeki Cumartesi günü (24 Ocak'ta) ligde karşı karşıya gelecekler. Lig maçının ertesinde 4 gun sonra bir kez daha kupada karşılaşacak iki takım 1 hafta sonra 4 Şubat'ta kupa maçının rövanşına çıkacaklar. Yani 12 gün içinde 3 kez üstüste karşılaşmış olacaklar.

Antalyaspor - Beşiktaş : Kupadaki bu eşleşmede ilginç bir durum sözkonusu. 2 takım kupada aynı grupta mücadele etmişler Beşiktaş grubu lider Antalyaspor ise ikinci tamamlamıştı. 28 Ocak'ta haftaiçi kupada karşılaşacak iki takım aynı hatanın sonunda ligde, ondan sonraki haftaiçi ise 4 Şubat'ta tekrar kupada karşılaşacak. Böyle düşünüldüğünde 2 takım 7 gun içinde 3 kere birbiyle karşılaşacak. Ligde 2 kupada 3 defa karşı karşı gelen iki takım böylece bir sezonda 5 kez birbiriyle maç oynamış olacak.

Denizlispor - Ankaraspor : Malesef kupada eşleşen bu iki takım için böyle bir durum sözkonusu değil.:)))

Önce Bush'a şimdi Mourinho'ya


İtalya Serie A'nın 19. haftasında oynanan Atalanta - Inter maçında gülen taraf 3-1'lik skorla ev sahibi Atalanta oldu. Malubiyetin ardından olanlar oldu. Karşılaşmanın son düdüğü çaldığında sahada ilginç bir olay yaşandı. İnter takımının taraftarları, teknik direktörleri Jose Mourinho'ya tribünden peş peşe 2 ayakkabı atarak, mağlubiyete tepki gösterdi.

Iraklı gazeteci basın toplantısında, Amerika Başkanı George Bush'a ayakkabı fırlatmış ve bir anda dünyanın gündemine oturmuştu. Şimdi İtalya'da ise bu olay konuşuluyor.

18 Ocak 2009 Pazar

Onlarda doğuştan Beşiktaşlılar!

Transfer-1 Yusuf Şimşek
Beşiktaş'ın yeni transferi Yusuf Şimşek, hangi takımı tuttuğu yolundaki spekülasyonlar üzerine, çocukluğundan bu yana Beşiktaşlı olduğunu söyledi. Yusuf, çocukluk yıllarında Beşiktaş forması ile çekilmiş fotoğraflarını göstererek eleştirilere yanıt vereceğini belirtti.

Transfer-2 Erkan Zengin
Küçük yaşlardan beri tuttuğu takımın formasını giyeceği için çok heyecanlı olduğunu belirten çiçeği bununda transfer Erkan Zengin, "Biz ailece Beşiktaşlıyız. Küçükken özellikle Avrupa kupası ve derbi maçlardan önce yüzümü siyah-beyaz boyayarak, Beşiktaş maçlarını izlerdim" diye konuştu. Stilinin Beşiktaş'ın efsane oyuncularından Metin Tekin'e benzetildiğini anlatan Zengin, "Metin Tekin'i çok beğenirdim. Ona benzetilmek gurur verici, ama benim amacım Metin Tekin'den daha iyi olmak" şeklinde konuştu.

Örnek Beşiktaş'tan ama takım farketmiyor. Artık taraftarlar bu kılişe laflara alışık açıkcası ve dahada kötüsü bu sözler antiptaik gelmeye de başladı futbolseverlerin zihininde. 3 büyüklere transfer olan futbolcular doğuştan Fenerli, Beşiktaşlı veya Galatasaralıydım demek yerine sahada kafasını, top için kramapona uzatmaya çekinmeseler sorun olmayacak zaten. Doğuştan Beşiktaşlıyım sözleri falan hikaye keşke biri bunları bu oyunculara söylese...Beşiktaş içinse 100.yıldan sonra şampiyonluk gelmediği için şu söylenebilir. Taraftar çıldırdı şampiyonluk istiyor!

17 Ocak 2009 Cumartesi


Transferinde ‘’KAKA’’sını Çıkardılar!

İtalyan ekibi Milan’da forma giyen Kaka’ya Manchester City Kulübü’nden yapılan 150 milyon euro net bonservis bedeli teklifi futbol gündemine bomba gibi düştü. Kaka eğer Ada’ya yol alırsa futbol tarihinde “En pahalı oyuncu” unvanına erişecek. İtalyan basını 150 milyon euro’ya neler yapılabileceğini yazıyor. Kaka için photoshop fotograflar İngiliz spor gazetelerini süslüyor.

İtalyanlar rakamı 100 milyondan 170 milyona kadar yazıyor farklı kaynaklar. Corriere dello Sport ise 120 milyon euro ile ne alınır, bunları sıralamış? 5.5 Ronaldinho, 500 Ferrari 599 GTB (Cristiano Ronaldo'nun haşat ettiği model), 16.8 milyon paket çocuk bezi (Kaka'nın oğlu Luca için), 3.3 milyon Manchester City forması, 1 Boeing 747, Milano merkezde 100 metrekarelik 380 daire. Milan tarafına dönelim. Taraftar kesinlikle satılmasını istemiyor.

Gazetelerdeki anketlerde "Bu parayla Milan yeni bir takım kurar" seçeneği %60, "Hayır, takımda kalsın" ise % 40 çıktı. Kaka'nın bir yıldır çok sakatlanması, kiralık Gourcuff'un Bordeaux'daki performansı bu yüzdeyi ortaya çıkarmış.

Hazır konu Kaka’dan açılmışken dünyanın şimdiye kadar en pahalı transferleri de merak edenlere…

1-)Zidane Juventus’tan Real Madrid’e 76 milyon euro 2001yılında
2) Luis Figo Barcelona’dan Real Madrid’e 58.5 milyon euro 2000 yılında
3) Crespo Parma’dan Lazio’ya 53.6 milyon euro 2000 yılında
4) Buffon Parma’dan Juventus’a 49.2 milyon euro 2001 yılında
5) Robinho Real Madrid’den M. City’e 49 milyon euro 2008 yılında
6) Vieri Lazio’dan Inter’e 48 milyon euro 1999 yılında
7) Shevchenko Milan’dan Chelsea’ye 46.5 milyon euro 2006 yılında
8) Berbatov Tottenham’dan M.United’e 46.4 milyon euro 2008 yılında
9) Nedved Lazio’dan Juventus’a 46.2 milyon euro 2001 yılında
10) Ferdinand Leeds United’dan M.United’e 43.9 milyon euro 2002 yılında

Bu futbolcular ne yapıyor?


Antalya liglerin başlamak üzere olduğu şu dönemde hazırlık kampı yapan takımların gözde kamp merkezi konumunda bulunuyor. Bundesliga'da sezon başladı zira ama ikinci ve üçüncü lig takımları hala hazırlık aşamasında. Dün Antalya’dan ajanslara ilginç bir foto düşmüş. Fotoğrafa bakıpta bu adamlar ne yapıyor diye düşünürseniz işte cevabı…

Alman 3. lig takımlarından Carl Zeiss Jena takımının teknik direktörü sıkı tempoda geçen antremanın ardından çift kalede kaybeden takımın futbolcularına ilginç bir ceza vardi.
Kaybeden futbolcuları kale önüne dizen kurt hoca gol çizgisine yüzleri kaleye dönük şekilde çömeltti ve popolarını havaya kaldırmalarını istedi. Bu duruma herkes şaşırmıştı. Hocalarının dediklerini yapan kaybeden takımın futbolcuları, kazanan takımın oyuncularının sert şutlarının hedefi oldular. Kaybeden takım cezasını çekti ama kazanan takımın oyuncuları onları izleyen teknik kadron ile basın mensuplarının keyfine diyecek yoktu.

Hep merak edilen bir soru


Hakemler iyi yaptıkları ile değil de kötü yönettikleri maçlarla hatırlanır daha çok. İyi yönettikleri maçlar ise pek takdir toplamaz zaten hakemin görevi iyi maç yönetmektir denir geçilir. Ligimizde ise Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi 4 büyük takımıza yapılan yanlış bir düdük ve puan kaybı gündemden hiç düşmez. Akşam gazetesi ilginç ve çok konuşulacak bir habere imza atmış, bugunkü haberinde hakemlerin tuttuğu takımları açıklamış.


Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, tabuların yıkılmasının ilk ateşini TSYD'nin Antalya seminerinde vererek, hakemleri tuttukları takımları açıklamaya davet etti. Hatta kendisinin Altay'ı tuttuğunu MHK Başkanı Oğuz Sarvan'ın da Göztepeli olduğunu söyledi. Ancak şimdiye kadar hiç bir hakemden tuttuğum takım şu tarzı bir açıklama gelmedi doğal olarak.

Şuanki hakemleri bir yana bırakırsak eski hakemlerimiz bile düdüklerini asmış olsalar bile kurullarda görev alamama endişesi ile açık açık bu konuda konuşamıyor. Onların tuttuğu takımlar hayatlarının sonuna kadar sır gibi kalıyor. Ama AKŞAM Gazetesi hakemlerin yakın çevrelerine, arkadaşlarına sorarak bu cevabı almaya çalışmış. İşte hakemlerimizin tuttukları, sempati duydukları takımlar...

FENERBAHÇELİLER: Bülent Yıldırım, Mustafa Kamil Abitoğlu, İlker Meral, Cüneyt Çakır, Hakan Özkan, Halis Özkahya, Koray Gencerler, Yunus Yıldırım, Serkan Çınar

GALATASARAYLILAR: Bünyamin Gezer, Selçuk Dereli, Gökhan Güneşer, Hüseyin Göçek, Deniz Çoban, Kuddusi Müftüoğlu, Taner Gizlenci

BEŞİKTAŞLILAR: Özgüç Türkalp, Aytekin Durmaz, Süleyman Abay, Fırat Aydınus, Mete Kalkavan, Suat Aslanboğa, Tolga Özkalfa

TRABZONSPORLULAR: Barış Şimşek, Abdullah Yılmaz

16 Ocak 2009 Cuma

Haftasonu futbol


Biliyorsunuz Türkiye, lig perdelerini önümüzdeki haftasonu açacak. Şu anlık Türkiye için Fortis Türkiye Kupası maçları ile idare ediyoruz. Ama Ayrupa'da liglerin ikinci yarıları start almaya başladı. Haftasonu hangi kanalda hangi maç var merak edenlere aşağıdaki listeyi vereyim dedim.

Cumartesi için Milan - Fiorentina ve Barcelona - Deportivo dönüşümlü izlenmeli. Ama heralde Galatyasaraylılar cumartesi önce Malatyaspor ile kupa maçlarını ardından da Kanal A'da UEFA'daki rakipleri Bordeaux'ın Nantes deplasmanındaki sınavını izleyecektir. Pazar günü için ise Lazio - Juventus maçı futbolseverler için izlenmesini tavsiye ettiğim bir diğer mücadele olacaktır.


17 OCAK CUMARTESİ:
13:30 Antalyaspor - Gaziantepspor / Lig Tv
17:00 Chelsea - Stoke City / Spormax
17:00 Rangers - Falkirk / Futbol Smart
19:00 Galatasaray - Malatyaspor / Lig Tv
19:20 Bristol - W.Wanderers / Futbol Smart
19:30 Hull City - Arsenal / Spormax
20:00 Grenoble - O. Lyon / Kanal A
21.00 Barcelona - Deportivo / NTV Spor
21.30 Milan - Fiorentina / NTV
22:00 Nantes - Bordeaux / Kanal A
23.00 Sevilla - Numancia / NTV Spor

18 OCAK PAZAR
13:00 Güngören Bld. - Çaykur Rizespor / D Spor
13:30 Manisaspor - Sivasspor / Lig Tv
13:30 Roda - PSV / Futbol Smart
15:30 West Ham United - Fulham / Spormax
16:00 Aberdeen - Celtic / Futbol Smart
16.00 Atalanta - Inter / NTV Spor
18:00 Paris St Germain - Sochaux / Kanal A
18.00 Real Madrid - Osasuna / NTV Spor
18:00 Tottenham - Portsmouth / Spormax
19:00 Fenerbahçe - Eskişehirspor / Lig Tv
21.30 Lazio - Juventus / NTV
22.00 Almeria - Atletico Madrid / NTV Spor
22:00 Lille - Rennes / Kanal A


15 Ocak 2009 Perşembe

Mucize ilaç Viagra futbol dünyasıyla tanıştı!.


Brezilya'nın Gremio takımı yüksek rakımda oynadıkları maçlarda futbolcularının performansını yükseltmek için yol buldu: Viagra. Bu hapların maç sırasında futbolcularda yaratacağı etki ise merak konusu.
Sabah gazetesinin haberine göre erkeklerin hayatında devrim yaratan ilaç Viagra, şimdi de futbol dünyası için umut oldu! Brezilya kulübü Gremio'nun doktorları futbolculara Viagra takviyesi yapacaklarını açıkladı. Güney Amerika kıtasının Şampiyonlar Ligi olan Copa Libertadores'de Brezilya'yı temsil eden 5 takımdan biri olan Gremio, Kolombiya'dan America de Cali ve Bolivya'dan Aurora takımlarıyla aynı gruba düşünce, kulüp doktorları harekete geçti. İki ülkenin de yüksek rakımda olması nedeniyle futbolcuların oksijen azlığı çekeceğini belirten Gremio'nun doktorları, futbolculara maçtan önce Viagra vererek bu sorunu ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Viagra'nın kandaki oksijen miktarını arttırdığını belirten Brezilyalı sağlık ekibi, ilacın oyuncuların performansını olumlu yönde etkileyeceğine inanıyor. Viagra, Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA)'nın yasaklı ilaçlar listesinde yer almıyor ve doping olarak kabul edilmiyor.

13 Ocak 2009 Salı

Kriz spor gazetelerini etkilemiyor!


Tarih 25 Aralık 2008 bir forum sitesinde 'Sizlerde olmasanız neler yapardık' diyerek bir yazı kaleme almışım konu Türkiye'nin 3 spor gazetesinnde yazan 4 büyük takımımızın son transfer bombaları ile ilgili. 3 gazete yaklaşık o gun 15 tane transfer haberi yapmış. İsimler ortalarda dolaşıp duruyor. Aradan tam 3 hafta geçmiş o gun yazılan isimlerden hiçbiri evet yanlış okumadınız hiçbirinin transferi 3 büyük takıma gerçekleşmemiş. 25 Aralık'tan sonra neler yazılmış kimler yazılmıştır kimler çizilmiş bunları yazsaydık heralde burası dolardı. Buna ne diyebiliriz ki....


Listede o günler kimler vardı merak edenlere...

FENERBAHÇE:
Inter’den ayrılmak isteyen Adriano milli takımdan arkadaşı Roberto Carlos’la temasa geçti. Yıldız futbolcu, Fenerbahçe’ye gelmeye sıcak baktığını ifade etti

İspanya’nın önde gelen gazetelerinden Marca; Werder Bremen’in maestrosu Diego için Real Madrid’in Fenerbahçe ile yarıştığını yazdı.

Fenerbahçe''de sezon sonu sözleşmesi bitecek olan kaleci Volkan Demirel’in yerine Espanyol’un file bekçisi Carlos Idriss Kameni’nin adı geçiyor.

Fenerbahçe''nin ön libero mevkii için ilgilendiği ama yüksek bonservis bedeli sebebiyle vazgeçtiği Lucas Biglia’yı yeniden gündeme alabileceği ifade edildi.


Sarı-kırmızılılarla yapılacak olan görüşme olumsuz sonuçlanırsa, Topuz''un Fenerbahçe’de oynamak istemesinin koz olarak Kayserisporlu idarecilere karşı kullanılacağı belirtildi.

Ara transferde kadrosunu çok kaliteli isimlerle takviye edecek olan F.Bahçe, teknik direktör Aragones''in hayalindeki futbolculardan Antonio Di Natale''yi yeniden gündemine aldı.
Fenerbahçe, bu kez de Ankaraspor''un başarılı savunma oyuncusu Ediz Bahtiyaroğlu''nun peşine düştü. Genç savunmacı yönetimden resmen istendi.

Ankaragücü´nden Gökhan Emreciksin´in işini bitiren Fenerbahçe´de şimdi gözler Bursasporlu Sercan ve Ankarasporlu Özer´de.


Fenerbahçe''nin anlaşma sağladığı Kolombiyalı futbolcu Fabian Vargas, Arjantin Apertura Ligi’nde takımı Boca Juniors ile şampiyonluğa ulaştı. Deneyimli oyuncunun çıkacağı tatilin ardından İstanbul’a gelmesi bekleniyor.

BEŞİKTAŞ:
Gaziantep Başkanı İbrahim Kızıl ile arası çok iyi olan Yıldırım Demirören’in Murat Ceylan konusunda yaptığı ısrar sonuç verdi.

Siyah-beyazlılar Fransa’nın Bordeaux takımda oynayan Fernando Cavenaghi’yi yeniden gündemine aldı. Bu transferde Bobo kozu kullanılacak.

5 yıldır Brezilyalı futbolcuyu kadrosuna katmak için girişimlerde bulunan St.Etienne, Marsilya ve Monaco, Beşiktaş’ta yaşanan son gelişmelerin ardından harekete geçti.

Konyaspor´un istediği Serhat Akın, Yeşil-Beyazlılar´ı şu sözlerle geri çevirdi: Teşekkür ederim, ancak Beşiktaş´la görüşüyorum...


Revizyona gitmesi neredeyse kesinleşen Beşiktaş''ın transfer listesinin ilk sırasında yer alan Fatih Tekke, siyah-beyazlı kulübe bir adım daha yaklaştı...

Devre arasında takımı güçlendirmeye kararlı olan Beşiktaş Yönetimi, taraftarın yüzünü güldürecek bir transfer bombası patlatmak için düğmeye bastı. İsim Yıldıray Baştürk!

GALATASARAY
Ümit Karan’ı gözden çıkaran Galatasaray Nonda’nın da formsuzluğu nedeniyle arayışlara girdi!.. Bologna’nın kral yıldızı Di Vaio listeye alındı!..

G.Saray, iki yıldır yerli transfer piyasasının en gözde isimlerinden olan Mehmet Yıldız''ı çok büyük bir aksilik olmazsa bugün renklerine bağlayacak.

Galatasaray yönetiminin, Beşiktaş’la hala anlaşamayan Nobre’yle gözden çıkarıldığı iddia edilen Ümit Karan’ı takas etmek için girişimler başlatacağı iddia edildi.

TRABZONSPOR
Bank Asya 1.Ligi’nde gol sayısını 16’ya çıkaran Orduspor’un Brezilyalı yıldızı Bruno Ferreira için Trabzon’un elini çabuk tutması istendi.

Yanal’ın birebir görüştüğü milli oyuncu Yusuf Şimşek''in, “Hocam beni al. Trabzon’u şampiyon yapayım” dediği belirtildi .

12 Ocak 2009 Pazartesi

İşte futbolda en zorlu ligler!



Hep söylenir Türkiye'de futbolun kalitesizliğinden zaten lig kurulduğundan beri sadece 4 farklı takımın şampiyon olması bunun en önemli somut kanıtlarındandır. İşte Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS) 2008 yılı değerlendirmesine göre; dünyanın en zorlu ligi olarak İngiltere Premier Lig seçilmiş. Bizim Turkcell Süper Lig de kendisine 11. sırada yer bulabilmiş. (Geçen sene yanılmıyorsa 12. sırada Türkiye vardı.) IFFHS'nin yayınladığı sıralamada İngiltere'nin ardından İtalya ikinci sırada yer alırken, son şampiyonu üçlü play-off ile belirlelenen Arjantin ise 3. en zorlu lige sahip ülke oldu.


Merak edenler için IFFHS'nin değerlendirmesine göre, ''Dünyanın En Zorlu Ligleri'' araştırmasında ilk 15 sırayı alan ülkeler şöyle: 1- İngiltere 2- İtalya 3- Arjantin 4- İspanya 5- Brezilya 6- Almanya 7- Fransa 8- Meksika 9- Portekiz 10- Ukrayna 11- TÜRKİYE 12- Yunanistan 13- Hollanda 14- Şili 15-Peru

Seçim bayrakçılara yarayacak


Pazar günkü Hürriyet’te güzel bir haber vardı. Malum çok tartışılıyor olsada önümüzdeki Mart ayı yerel seçimler var. Hürriyet mart ayına kadar krize rağmen bazı sektörlerin iyi para kazanacağını haber yapmış. Adayların yaklaşık 3 milyar dolarlık harcama yapmasının beklendiğini yazmış. Bu harcamaların 1.5 milyar dolarlık kısmı bayraklara gidecekmiş. Ancak şimdi bu yazıyı okuyupda böyle bir olayın içine girmek çok kolay değil. Çünkü bu bayrakları toplam 90 firma üretecekmiş Türkiye genelinde. Bu bayraklar Türkiye’ye 4 ilden dağılacakmış. 1.5 miyar dolar bölü doksan güzel bir rakam gerçekten.
İnternet ortamında neler yapılır?
Adaylara internet sayfaları oluşturulması ile ilgili çalışmalar çalışmaların bedeli de 500 TL ile 35 bin TL arasında değişiyor. Siteyi oluştururken içerisinde adayla ilgili her türlü bilgiye yer vermek mümkün. Adayın fotoğraf albümü, videoları, geçmişiyle ilgili bilgileri ve seçim çalışması takvimi bulunuyor.Ayrıca seçimlerde kullanılacak kalem, çakmak, tişört, balon, atkı ve bere gibi ürünlerde promosyon sektörünü hareket getireceğe benziyor. Anlayacağınız ekonomik krizi ciddi şekilde yaşadığımız şu günlerde yerel seçim bazı kesimlere büyük bir umut olacak.

İDO'da neden hep 24TV açık?


Ayda en aşağı 2 kere İDO'nun Yenikapı-Mudanya hattındaki deniz otobüsünü kullanan biri olarak merak etttiğim bir konu var. Gemi'inin iç dizaynı konusunda sürat konusunda ve konforu konusunda hiçbir sıkıntı yok. Sonuçta Esenler Otogarından Bursa'ya otobüs ile gidildiğinde yaklaşık 3-4 saat sürdüğünden bu seferlerin süresi bakımından uygunluğu dikkat çekiyor.

Ancak bu seferlerde sürekli açık tutulan bir kanal var ki artık yolcuların bile dikkatini çekiyor bu durum, tıpkı benimde çektiği gibi. Bilindiği gibi NTV, CNN TURK gibi haber kanalları buralarda yer alabilmek için kucak dolusu paralar döküyorlarken İDO bu haber kanallarına rağmen sürekli 24TV'ti açık tutuyor televizyonunda. İDO'nun müşteri hizmetleri her ne kadar Kanal24 ile hiçbir anlaşma da yapılmadığını söylesede ve bu sadece personelin insiyatifiyle gerçekleşen bir durummuş. Merak edenlere duyurulur...

9 Ocak 2009 Cuma

Başlangıç için

İşte herşey yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Biraz cambazlık yapacağız bu blogda daldan dala atlar gibi konudan konuya gireceğiz yorumlayacak tartışacağız. Kiminiz sadece keyifle bakacak izleyecek bloğu kiminiz belkide dayanamayıp iyi kötü yorumda bulanacksınız. Türkiye'den dünyaya ekonomiden, sanata, spora, politikaya, sinemaya ve pek çok konuda sağda solda ne varsa ilgimizi çeken zamanımız yettiği müddetçe burada olacak. Beğenirseniz ne mutlu bana beğenmezseniz yinede sağ olun!