25 Şubat 2009 Çarşamba

Bakalım neler demişler!


Haftanın spor programlarındaki incilerde bir numarada Gökmen Özdenak var. Maçı Ali Sami Yen'de izleyen Özdenak Galatasaray'ın 5-2 yenildiği maçın ardından mafya babalarını andıran kıtafetiyle stüdyoya geldi. Başladı Skibbe'yi eleştirmeye ve ağzından şu cümle çıktı: “Ben, Skibbe’yi kendi apartmanıma kapıcı yapmam”.

Rıdvan Dilmen,NTV'de % 100 Futbol’da Fenerbahçe’nin durumu için “Ben sakal bırakıyorum. Sakallarım beyazladı. Fenerbahçe hep aynı” Kadıköy'ün zemini için ise ''Fenerbahçe stadının zemini çok kötü, keçi yürüse menisküs olur''. Dilmen, Galatasaray’ın durumu için de açık ve net konuştu: “Sokağa çıkamayacak kadar beşlik olmuşsun.”

Gecenin diğer bir incisi Maraton'da Erman Hoca'dan geldi. Toroğlu Fenerbahçe'nin Ankara'da mağlubiyeti için ''Gençlerbirliği, Fenerbahçe’nin böbreğini, dalağını götürdü'' dedi.

6 Pas'da Melih Gümüşbıçak ise bir spiker olmasına rağmen ''Maç sonu görüntülerini izleyip hemen konuya bodoslama dalalım'' demesi de ayrı bir konu....

Bu arada yetişemediklerim denk gelemediklerimde cabası...

Bülent Korkmaz Galatasaray'ı antipatik yapar!


Galatasaray efsanevi bir kaptanını takımın başına getirdi. Doğru mu yoksa yanlış mı yaptı şimdiden tartışılmaya başlandı her ağızadan bir ses çıkıyor herkes bir şeyler söylüyor. Bülent'in sarı kırmızı aşkından şüphem yok ancak kulübün sembolü haline gelmiş eski ve başarılı futbolcuların 4 büyüklerin başında göreve getirilmesi, Türkiye’de iyi sonuç veren bir uygulama değildir. Şöyle bir hafızamızı zorladığımızda F.Bahçe’de Rıdvan olmadı... Oğuz olmadı... Beşiktaş’ta Rıza tutmadı, Ertuğrul tutmadı. Bu iki kulübün ‘Kendi içinden’ teknik adam yaratma çabaları hep hüsranla bitti. Kendi isteği ile giden olmadı, hepsi gönderildi. He şimdi belki Fatih Terim Galatasaray'da başarılı olmadı mı diye soranlarınız olacaktır ancak onun futbolu bıraktıktan kaç yıl sonra Galatasaray'a geldiğini hatırlatmak isterim sizlere. Bunun haricinde eğri oturup doğru konuşalım... B.Korkmaz, hangi usta ve yetkin hoca ile çalışıp kariyerini geliştirmiştir ?

Şimdi Bülent için perşembe ilk büyük sınav var. 2009'a çok kötü başlayan sarı kırmızılı takım Bülent Korkmaz ile tur kapısını aralarsa büyük kaptan tek maçta tüm camianın kahramanı olacak, Galatasaray'a yeni hava katacak, Skibbe'nin ismi 3 gün içinde unutulmuş olacak. Ama ya tersi bir skorla Galatasaray elenirse bu sefer çözüm ne olacak? Sıra futbolculara mı gelecek yoksa Polat yönetimine mi...
Bu arada son bir iki cümle başlık ile ilgili Bülent Korkmaz futbolculuğu döneminde yırtıcı savaşan futbolu ile Galatasaraylılar tarafından cok sevilen bir oyuncu idi. Ancak diğer takımı tutan futbolseverler içinse sürekli hakemlerle oynayan, saha içinde konuşan sürekli kart gören bir oyuncu olarak görülüyordu. Yani Bülent futbolculuğu döneminde oyun yapısı itibari ile Beşiktaş Fenerbahçe ve Trabzonsporlu taraftalarca antipatik bulunuyordu. Bülent futbolundaki bu ateşli havasını teknik direktörlüğünde de sürdürürse Galatasaray'ın dış saha maçlarında bu durum devam edeceğe benziyor. Skibbe'nin bebek yüzlü sakin görünüşünün ardından Bülent biraz antipatik geleceğe benziyor. Yanılıp yanılmadığımı zaman gösterecek.

22 Şubat 2009 Pazar

Simsiyah kaderimin Bembeyaz umudusun!


Sen benim her gece efkarım,
Gözümdeki yaşım
Sigara dumanım,
Sen benim damardaki kanım,
Anlımdaki yazım Şanlı Beşiktaşım..
Kalbimin en orta yerinde
Büyük bir yangın var alevler içinde,
Beşiktaş sana yemin olsun
Bitmeyecek sevdan Mezarımda bile.
Beni benden alır Siyah Beyaz renklerin
Sen benim kalp atışımsın.
Sen bana babamdan kalan miras değil,
Oğluma olan borcumsun.
Her maçına gittiğimde
O formayı gördüğümde,
Hayallerim umudumsun.
Cebimdeki son bilet param,
Belki de son sigaram
Sen benim büyük tutkumsun...
Sen benim her gece efkarım,
Gözümdeki yaşım
Sigara dumanım,
Sen benim damardaki kanım,
Anlımdaki yazım
Şanlı Beşiktaşım.
Kalbimin en orta yerinde
Büyük bir yangın var alevler içinde,
Beşiktaş sana yemin olsun
Bitmeyecek sevdan Mezarımda bile...

Beste: Beşiktaş taraftarı.

Bu müthiş besteyi seslendiren Hakan kardeşime sonsuz teşekkürler...

2 Şubat 2009 Pazartesi

Medyadan gelen bir ses!


Cnn Türk'te ekrana gelen 'Kürşat Başar'la' programının konuğu olan Rıdvan Akar, programda Lig TV yorumcuları hakkında da önemli bir iddiada bulundu. Akar"Lig TV'nin yorumcuları aleni Beşiktaş karşıtıdırlar" diye konuştu.


Akar Beşiktaş'ın maçlarını 10-15 gazeteciden oluşan 'medya kartalları' diye bir grup olarak kapalı tribünden izlediklerini belirtti. Beşiktaş taraftarı olarak her zaman yaşanan bir adaletsizliğin bulunduğunu ifade eden Rıdvan Akar, spor yorumcularında bu paydayı aradığını ancak hiçbirinin söylemlerinde bulamadığına değindi.


Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben size çok basit bir örnek vereyim. Beşiktaş-Fenerbahçe maçı öncesi Fenerbahçe taraftarları 'Biz Beşiktaş maçı sonrası decoderlarımızı iade edeceğiz' diye bir kampanya açtıkları için, Lig TV yorumcuları Fenerbahçe taraftarlarıyla bir röportaj yaptılar. Şansal Bey (Büyüka), Allah selamet versin dedi ki, 'Ben yayın arabasına sizi çağırıyorum, lütfen gelin ombudsmanlık yapın' dedi. Fenerbahçe taraftarı Lig TV'nin arabasına binecek ombudsmanlık yapacak. O maçta bizim bir oyuncumuz atıldı, biz yenildik. Bir tane bile decoder iade eden olmadı, ama Şansal Büyüka verdiği o sözle kaldı. Bugün Beşiktaş taraftarları decoderlarını iade ediyorlar. Çünkü artık onlarda seyredecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Beşiktaş'a haksızlık yapıldığını düşünüyorum, yıllardır süre gelen bir şey bu."


Medya mensubu Akar'ın bu sözleri medyayı Beşiktaş için karşı karşıya gitirecek mi yoksa bu sözler sabun köpüğü misali eriyip gidecek mi bunu ilerleyen günlerde göreceğiz.

1 Şubat 2009 Pazar

Google'dan yabancı dil bilmeyenlere güzel haber


Google'ın bu yeni hizmeti sayesinde Türkçe'den çok sayıda dile ve diğer dillerden Türkçe'ye metin ve internet sitesi çevirisi yapabileceksiniz. Böylece, anlamakta güçlük çektiğiniz herhangi bir yabancı kaynağı, kolayca Türkçe'ye çevirebilecek veya istediğiniz bir cümle ya da kelimenin Türkçe karşılığını öğrenebileceksiniz.

Bu hizmetten yararlanmak için öncelikle http://translate.google.com/ tıklıyorsunuz ve sayfanın ortasındaki "Enter text or a webpage URL" kutusuna tercümesini istediğiniz web sitesinin adresini giriyorsunuz. Dil seçeneklerinden "English > Turkish" ya da "Turkish > English"i seçip "Translate" düğmesine tıklayınca tercümenin yapıldığı yeni sayfa açılıyor.

Sözün özü; Hizmet çok yeni olduğu için tercüme çok başarılı olmasa da, en azından konu hakkında genel bir fikir elde etmeyi sağlıyor. Yabancı dil bilmiyorum yada yeterli düzeyde bilmiyorum diyip yabancı siteleri takip etmek istiyorum diyorsanız Google Translate tam size göre...